Ana Sayfa Uzmana Gözlük Oyun Terapisi İçin 13 Etkili Teknik

Oyun Terapisi İçin 13 Etkili Teknik

Oyun terapisi, terapistin oyun aracılığıyla danışanların kendi problemlerini çözmelerine yardımcı olmak için sistematik olarak oyunun iyileştirici güçlerini (ilişki geliştirme, rol yapma, dürtü anlamlandırma, iletişim ve bağlanma gibi) kullandığı kişilerarası interaktif bir süreç olarak tanımlanabilir.

Oyun terapisi 60 yılı aşkın süredir çocuklarla yapılan terapi süreçlerinde kullanılan popüler bir yaklaşım. Oyun terapisinin yararlı bir yaklaşım olduğuna inanılmasının en temel sebeplerinden birisi, çocuklar duygu, düşünce ve davranışlarının sebebini ifade edebilmeye yarayan soyut muhakeme yeteneklerini ve sözel ifade becerilerini henüz gelişmemiş olmasıdır. Çocuklar için oyuncaklar onların sözleri ve oyun onların konuşmasıdır.

Oyun terapisi, terapistin oyun aracılığıyla danışanların kendi problemlerini çözmelerine yardımcı olmak için sistematik olarak oyunun iyileştirici güçlerini (ilişki geliştirme, rol yapma, dürtü anlamlandırma, iletişim ve bağlanma gibi) kullandığı kişilerarası interaktif bir süreç olarak tanımlanabilir. Oyun terapisi teknikleri ise oyunun ve oyuncakların terapötik bir amaçla nasıl kullanılacağına dair geliştirilmiş bir teori dizinidir.

Bu yazının amacı da, klinik alanda yararlı olabilecek 13 oyun terapisi tekniğini incelemektir. Bu yazı da belirtilenler daha önce farklı kaynaklarda yazılmış teorik ve pratik bilgilerin bir özeti niteliğindedir.

Bu yazıda bahsedilen tekniklerde üç ana kriter göz önünde bulundurulmuştur: (a) çok çeşitli oyun yaklaşımları (motor becerileri hedef alan, sanat, fantezi ve oyun oynama becerisi), (b) 4-12 yaş arası çocuklara uygun olması, (c) eğlenceli ve ucuz maliyetli oyunlar olması hedeflenmiştir. Seçilen teknikler arasında çocukların farkındalık seviyelerini geliştirmek ve duygularını ifade etmek için alan açılmasına yardımcı olmak için öfke yönetimi, öz denetim geliştirmek, korku ve kaygıyı azaltmak, depresyonu kontrol etmek ve problem çözme becerisini geliştirmek de hedeflenen amaçlar arasındadır.

Hissedilen Kelime Oyunu

Terapötik Gerekçe:

Çocuklar doğrudan sorgulandıklarında duygularını ifade etmekte güçlük çekerler çünkü ya o duygulardan içsel olarak kendilerini soyutlarlar ya da kendilerini tehdit altında hissederek savunmaya geçerler. Çocuk bir oyuna dahil edildiğinde ise savunmaları azalır ve duyguları hakkında konuşmak için de bir yol bulmuş olurlar. Hayata yeni başlamış bu insanların yol bulma veya kendilerine yol açma konusunda tecrübesiz olduklarını unutmamak gerekir.

Nasıl Oynanır?

Gerekli malzemeler: sekiz adet 4 × 6 cm kağıt parçaları, keçeli kalem ve oyun paralarıyla dolu bir kutu.

Terapist çocukla aynı seviyede oturur ve “Hissedilen Kelime Oyunu adında bir oyun oynayacağız” diyerek etkinliği çocuğa tanıtır. Öncelikle, [çocuğun yaşı] yaşında bir erkek veya kızın sahip olduğu bazı duyguların adlarını bana söylemeni istiyorum. ” Terapist, çocuğun duygu sözcüklerinin her birini ayrı bir kağıda yazar. Çocuk okuyamıyorsa, terapist de duyguyu temsil eden bir yüz çizmelidir. Çocuk mevcut problemi keşfetmek için gerekli tüm duyguların isimlerini veremiyorsa, terapist bazı duyguları önermelidir. Verilen desteğe rağmen çocuk o duyguları tanıyamıyorsa bu oyundan önce çocukla duygular çalışılabilir. Tüm duygular tek tek kağıtlara yazıldıktan sonra, terapist bunları çocuğun önünde sıralar ve “İşte tüm duygu kelimeleri. Elimde bir kutu “duygu” [oyun parası] var. Önce bir hikaye anlatacağım, sonra da burada yazılan olan duygulara hissettiğim kadarıyla bu paralardan bırakacağım.”

Terapist, hem olumlu hem de olumsuz duyguları içeren bir hikaye tasarladığından emin olarak kendisi hakkında bir hikaye anlatır. Hikayenin sonunda, terapist uygun duygulara oyun parası yerleştirir. Her birinin miktarı farklı olmalı, böylece çocuğa bir kişinin aynı anda birden fazla duyguya sahip olabileceğini ve her bir duygunun farklı miktarlarda olabileceğini göstermelidir. Daha sonra, terapist çocuk hakkında hem olumlu hem de olumsuz duygulara izin veren tehdit edici olmayan bir hikaye anlatır. Çocuğa “duygu” kutusu verilir ve bu koşullarda ne hissedebileceğini yazması söylenir. Ardından çocuk, terapistin duygularını(paraları) bırakması için bir sonraki hikayeyi anlatır. Bu, mevcut sorunun ana konuları tartışılana kadar devam eder.

Uygulama

Hissedilen Kelime Oyunu, davranış problemleri, dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğu (DEHB) veya anksiyete sorunları olanlar da dahil olmak üzere tüm çocuklarda başarıyla kullanılabilir. Bu teknik, terapistlerin genellikle çocuğun doğrudan iletişim kuramayacağı kadar korkutucu olan konuları tartışmanın ve sorgulamanın eğlenceli ve tehditkâr olmayan bir yoludur.

Hayatı Renklendir Oyunu

Terapötik Gerekçe:

Hayatı renklendir oyunu çocuklara çeşitli duygusal durumları anlamak ve tartışmak amacıyla kendilerini tehdit altında hissettirmeden somut bir yol sunma amacı taşır. Etkilerini artırmak için çocukların bazı becerilerini öncesinde çalışmak ve geliştirmek önemlidir. Çocuklar birden fazla duygusal durum hakkında farkındalık sahibi olmalı ve bu durumları yaşadığı olaylarla ilişkilendirme becerisine sahip olmalı, sonrasında ise bunları sözel olarak da ifade edebilecek durumda olmalıdır.

Nasıl Oynanır?

Gerekli Malzemeler: Boya Kalemi, beyaz kağıt.

Terapist çocuktan çeşitli renk-duygu çiftleri yaratmasını isteyerek başlar.

Örneğin:

Terapist: Kırmızı renge hangi duyguların uyabileceğini söyler misin?

Çocuk: Bilmiyorum.

Terapist: İnsanların yüzlerini buruşturup yanaklarının kırmızı olmaya başladıkları zamanı düşün.

Çocuk: Evet, sinirlendiklerinde öyle oluyorlar.

Terapist: Bravo sana. Birçok insan kırmızı rengin kızgınlıkla yani sinirlenmekle alakalı olduğunu düşünüyor.

Bu tür sözlü etkileşim, her bir renk-duygu çifti için şu şekilde gerçekleşir: kırmızı-kızgın, mor-öfke, mavi-üzgün, siyah-çok üzgün, yeşil-kıskanç, kahverengi- sıkılmış, gri-yalnız, sarı-mutlu, turuncu – uyarılmış. Terapist, çocuğun her bir duyguyu olabildiğince somut terimlerle tanımladığından emin olmalıdır. Renk-duygu çiftleri oluşturulduktan sonra çocuğa boş bir kağıt verilir ve hayatı boyunca hissettiği duyguları göstermesi için kağıdı renklerle doldurması söylenir. Çocuk çizimi, geometrik şekiller, tasarımlar vb. kullanarak istediği şekilde tamamlayabilir. Çocuk görevi açık bir şekilde kavradığında, terapist konuşmasını sınırlar ve çocuğun resimle ilgili tartışmasını teşvik eder. Tartışmanın odak noktası, çeşitli yaşam olayları veya çeşitli renklerin göreceli miktarı olabilir. Bu teknik bir grup içerisinde kullanılırsa, çocuklar genellikle doğal olarak çizimleri karşılaştıracak ve ardından canlı bir sohbet başlayacaktır.

Uygulama

Hayatı renklendir 6 ile 12 yaş arasındaki tüm çocuklar için uygundur. Temel gereklilik, çocukların çeşitli duygusal durumların yanı sıra renkleri tanıyıp adlandırabilmeleridir. Oyun, bireysel veya grup formatında kullanılabilir. Teknik, çocukların geçen haftaki verilere ve gözlemlere göre veya hayatlarının özellikle stresli bir döneminde (örneğin bir aile üyesinin ölümü, boşanma, taşınma, vb.) duygularını tehdit edici olmayan bir şekilde tartışması için değiştirilebilir. vb.)

Pick-Up-Sticks Oyunu

Terapötik Gerekçe

Pick-Up-Sticks oyunu (Barbara McDowell tarafından; bkz. Kaduson & Schaefer, 1997, s. 145–149) çocuklarda duygusal ifadeyi kolaylaştırmak için tasarlandı. Teknik, çocukların duygularını ifade etmeleri ve çeşitli duygusal durumları bir oyun bağlamında çevresel olaylarla eşleştirmeleri için eğlenceli bir yoldur. Pick-Up Sticks Oyununun başarılı olabilmesi için, çocukların renk-duygu çiftlerine aşina olması gerekir. Bunları buna tanıtmanın bir yolu, önce yukarıda açıklanan hayatı renklendir oyununu oynamaktır.

Nasıl Oynanır?

Gerekli malzemeler: piyasada bulunan Pick-Up-Sticks Oyunu.

Terapist, çocukla renk-duygu çiftlerini sözlü olarak ya da Hayatı Renklendir oyununu oynayarak gözden geçirermesini sağlayarak başlar. Daha sonra, terapist Pick-Up-Stick’lerin genellikle nasıl oynandığını açıklar; çoğu çocuk kurallara zaten aşinadır (ülkemizde çok bilinen bir oyun değil). Ya terapist ya da çocuk çubukları yumruğunda tutar ve sonra masanın üzerine bırakır. Oyunun orijinal versiyonunun amacı, bireyin diğer sopaları hareket ettirmeden bir sopayı çıkarmasıdır. Oyuncular sırayla çubukları çıkarır. Oyuncu yanlışlıkla diğer çubuklardan birini hareket ettirdiğinde bir dönüş sona erer. Oyunun sonunda en çok sopaya sahip olan oyuncu kazanır. Terapist daha sonra uyarlanmış versiyon için yeni kuralı ekler. Oyuncular bir sopayı her çıkardıklarında, sopanın rengiyle ilişkili bir duyguya sahip oldukları bir zamanı anlatmalıdırlar. Terapistin sırası geldiğinde, kişisel bilgilerini anlatmak yerine, yanıtların çocuğun özel ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi genellikle yararlıdır. Çocuğun ifade ettiği duygular üzerinde bir miktar kontrol sahibi olması için oyuna az sayıda geçiş de dahil edilebilir. Bu oyun, yorumlanacak veri için oldukça zengindir. Terapist, çocukların seçtikleri çubukların rengini ve kaçındıkları renklerin yanı sıra oyun sırasındaki tepki ve davranışlarını da yorumlayabilir.

Uygulama

Pick-Up-Sticks Game’in uyarlanmış versiyonu 6-12 yaşındaki çocuklar için uygundur. Bu teknik, bireysel veya küçük grup formatında kullanılabilir. Bu oyun, çocuğun yeterli sözel becerilere ve konsantrasyona sahip olmasının yanı sıra renk-duygu çiftlerinin farkında olmasını gerektirir. Bu oyun özellikle rekabetçi olan çocuklarda başarılı olma ihtimali yüksektir çünkü kazanma istekleri onları normalde kaçınacakları bir duygu/renge sahip sopaları almaya zorlayacaktır.

Öfke Balonları

Terapötik Gerekçe

Çocuklara öfkenin ne olduğunu ve onu uygun şekilde nasıl serbest bırakacaklarını öğrenme konusunda yardımcı olmak çok önemlidir. Öfke Balonları (Tammy Horn; bkz. Kaduson & Schaefer, 1997, ss. 250 –253), çocuklara öfkenin görsel bir resmini yani somut olarak gösteren ve bunun kendileri ve çevreleri üzerinde yaratabileceği etkiyi anlatmaya yardımcı eğlenceli ve etkili bir tekniktir. Çocukların, içlerinde öfkenin nasıl birikebileceğini yavaş ve güvenli bir şekilde serbest bırakılarak ifade edilmezse öfkenin patlayıp kendilerine veya başkalarına nasıl zarar verebileceğini görmelerini sağlar.

Nasıl Oynanır?

Gerekli malzemeler: Balon

Önce çocuk bir balonu şişirir ve ardından terapist onu bağlamasına yardım eder. İkinci olarak terapist, balonun bedeni temsil ettiğini ve balonun içindeki havanın öfkeyi temsil ettiğini açıklar. Terapist çocuğa “Balona hava girip çıkabilir mi?” Diye sorar. “Bu öfke (hava) içinize sıkışıp kalsaydı ne olurdu?” Sakin bir şekilde düşünebilmek için hiç yer olmadığını yaş durumuna göre ekler. Üçüncüsü, terapist çocuğa balon patlayana ve tüm öfke (hava) dışarı çıkana kadar şişirmesin söyler (bu noktada bir pompa benzeri alet de kullanılabilir). Dördüncüsü, terapist, balon bir insan olsaydı, balonun patlamasının agresif bir hareket gibi olacağını (örneğin, bir kişiye veya nesneye vurmak) açıklar. Terapist çocuğa bunun öfkeyi serbest bırakmanın güvenli bir yolu olup olmadığını sorar.

Daha sonra çocuk başka bir balonu şişirir, ancak onu bağlamak yerine ucunu sıkıştırır. Terapist çocuğa havanın bir kısmını yavaşça serbest bırakmasını ve sonra tekrar sıkıştırmasını söyler. (Çocuk, havanın yavaşça dışarı sızarken çıkardığı sesi sevecektir.) Terapist çocuğa “Balon daha mı küçük?” Diye sorar. Balon mu patladı? “Öfke salındığında balon ve balonun etrafındaki insanlar ne düşündü?” “Bu, öfkeyi dışarı atmanın daha güvenli bir yolu gibi görünüyor mu?” Aktivitenin sonunda terapist, balonun öfkeyi temsil ettiğini tekrar açıklar. Bizi neyin sinirlendirdiğini konuşarak ve öfkeyi uygun şekilde serbest bırakmanın yollarını bularak, öfke yavaş ve güvenli bir şekilde ortaya çıkar. Terapist çocuğa öfkenin içinde birikmesine izin verirse, bunun büyüyüp patlayabileceğini ve muhtemelen kendisine veya başka birine zarar verebileceğini hatırlatır. Terapist daha sonra çeşitli öfke yönetimi tekniklerini tartışır.

Uygulama

Öfke Balonları, öfkesini kontrol etmekte güçlük çeken saldırgan çocuklar ve öfkesini ifade etmek yerine içselleştiren içine kapanık çocuklar için etkilidir. Bu teknik, bireysel veya grup formatında kullanılabilir.

Ek olarak: Şişe Roketleri, Neil Cabe (bkz. Kaduson & Schaefer, 2001, s. 282-284), öfkenin yavaş ve güvenli bir şekilde salınmadığında ne olduğunu göstermek için patlayan bidonları kullanan bu tekniğin bir çeşididir. Uygulayabilecek güvenli alanı olanların kullanabileceği bu tekniği izlemek için tıklayınız.

“Beni Öfkelendirir” Oyunu

Terapötik Gerekçe

“Beni Öfkelendirir” Oyunu (Patricia Davidson; bkz. Kaduson & Schaefer, 1997, ss. 224-225) öfkenin yaygın ve kabul edilebilir bir duygu olduğunu ve çocukların öfkelerini sözlü ve kinestetik olarak ifade etmelerini sağlamak için tasarlandı.

Nasıl Oynanır?

Gerekli malzemeler: karton, ahşap veya plastik bloklar.

Terapist, her bir kişinin sırası geldiğinde bir öncekinin üzerine bir blok yerleştireceği talimatıyla kendisi ve çocuk arasındaki blokları eşit bir şekilde böler. Her seferinde onu kızdıran veya adil olmayan bir şey söyleyerek sırayla dizmeye başlarlar. En saçma olanından ciddiye tüm ifadeler kabul edilebilir. Terapist, çocuğun sahip olduğu iyi huylu sorunları gündeme getirerek başlar ve terapötik amaçlarında yer alan belirli sorunlarına doğru ilerler. Örneğin, “Yetişkinler çocukları dövdüğünde beni kızdırır” (istismar). Tüm bloklar üst üste dizildiğinde, çocuktan kendisini gerçekten kızdıran bir şey düşünmesi, “deli bir surat” yapması ve blokları yıkması istenir.

Uygulama

“Beni Öfkelendirir” Oyunu, bireysel veya grup formatında kullanılabilir. Bu teknik, üzüntü veya kaygı gibi öfke dışındaki duyguları ifade etmek için biraz değiştirilebilir. Örneğin, “Ne zaman üzülüyorum. . . Ayrıca, terapist her kızgın ifadeyi ayrı Post-it kağıtlarına yazabilir ve çocuğun notu karşılık gelen her bloğa yapıştırmasını sağlayabilir, böylece terapiste seans sırasında söylenenlerin bir kaydını sağlayabilir.

“Zamana Karşı” Oyunu

Terapötik Gerekçe

Zamana Karşı (Heidi Kaduson tarafından; bkz. Kaduson & Schaefer, 1997, s. 139 –141) çocukların öz disiplinini ve dürtü kontrolünü artırmak için tasarlanmıştır. Bu oyunun amacı, çocuğun dikkat dağınıklığına direnmesi, görevde kalması ve belirli bir süre odaklanmasıdır. Çocuk bu görevi başarıyla tamamladığında, ödül olarak paraya çevrilebilecek oyun parası alır. Çocuk oyunda başarılı olduğunda, çocuk yeterlilik ve başarı duygusu hisseder.

Nasıl Oynanır?

Gerekli malzemeler: mutfak zamanlayıcı, oyun parası, çizim malzemeleri, bloklar ve kolay okunan kitaplar.

Terapist, “Zamana Karşı” oyununu oynayacağız. Önce sana 10 oyun parası vereceğim. İşte bazı bloklar. Zamanlayıcıyı 10 dakikaya ayarlayacağım. Bu süre zarfında, bloklarla bir kule inşa edeceksin ve etrafındaki hiçbir şeyden rahatsız olmayacaksın. Bunu yaparken yukarı bakarsan, bana bir para ödersin. Her seferinde dikkatin dağıldığında, bana bir soru sorduğunda ya da kuleyi inşa etmeyi bırakıp başka bir şey yaparsan, bana bir çip ödemek zorunda kalacaksın. Zamanlayıcının kapandığını duyana kadar inşa etmeyi bırakma. 10 dakikanın tamamı boyunca görevde kalabilirsen, sana 10 fiş daha vereceğim. 50 fişin olduktan sonra, Hazine Kutusundan [önceden satın alınan bir kutu ucuz oyuncak] istediğin bir şeyi seçebilirsin. Yerinizde, hazırlanın, gidin. “

Terapist ilk birkaç dakika sessiz kalır ve ardından bazı dikkat dağıtıcı şeyler yaratır. Aktivitenin amacı, odada veya dışında ne olursa olsun çocuğun görevde kalmasını sağlamaktır. Çocuk 50 çipi kazanmak ve bir ödül seçmek için çok motive olacak. Terapist, 50 çip ödülü her elde edildiğinde süreyi 5 dakika artırmalıdır. Sonunda, birçok çocuk tüm oturum boyunca görevde kalabilir.

Uygulama

Zamana Karşı, bireysel veya küçük grup formatında kullanılabilir. Bu teknik, dürtü kontrolü sorunları olan her çocuk için yararlıdır (örn., DEHB olan çocuklar). Swanson ve Casarjian (2001), çocuğun okul temelli faaliyetlerle meşgul olduğu Zamana Karşı’nın karşılaştırılabilir bir versiyonunu tanımladı. Benzer bir amacı olan yaygın teknikler arasında Heykel (yani, çocuk hareketsiz kalmaktadır) ve Beni Güldür (yani, terapist çocuğu güldürmeye çalışır ve bunun tersi de geçerlidir).

Endişeli Can

Tarapötik Gerekçe:

Çocuklar genellikle çevresine söylemedikleri sayısız şey hakkında endişelenirler. Bu endişeler, korkular, akran çatışmaları, öfke nöbetleri ve ayrılık kaygısı gibi bazı mevcut sorunlarının kökü olabilir. Endişeli Can (Debbie S. Jones; bkz. Kaduson & Schaefer, 1997, s. 254 –256) çocukların bu endişelerini bir yetişkin ve / veya diğer çocuklara açmalarını ve sonra onlarla tartışmasına yardımcı olmak için etkili bir yöntemdir.

Nasıl Oynanır?

Gerekli malzemeler: tekrar kapatılabilir bir kutu, renkli kağıt, keçeli kalem, yapıştırıcı ve makas.

İlk olarak, terapist kutuyu tamamen kaplayacak kadar büyük bir kağıt şeridi keser. Terapist daha sonra çocuktan kağıt şeridin bir tarafına “korkutucu şeyler” çizmesini veya yazmasını ve bunu keçeli kalemlerle boyamasını ister. Ardından şerit kutuya yapıştırılır ve kutunun üzerine yapıştırılır. Kutunun üst kısmında bir kağıt parçasının sığabileceği kadar büyük bir yuva kesilir. Çocuğa endişelerini ayrı kağıtlara yazması ve ardından kağıt şeritlerini kutuya koyması talimatı verilir. Çocuk daha sonra, eğer aktivite bir grup içinde yürütülüyorsa, terapistle veya diğer çocuklarla bazı endişelerini paylaşması sağlanır.

Uygulama

Endişeli Can, bireysel veya grup formatında kullanılabilir. Öfkeli Can veya Üzgün Can olarak uyarlanabilir. Bu tekniğin diğer bir varyasyonu Çöp Torbası Tekniğidir (Heidi Kaduson tarafından; bkz. Kaduson & Schaefer, 2001, s. 3-7). Çöp torbası olarak iki kahverengi yaygın bulunan bir poşet kullanılabilir – biri evden gelen çöpler, diğeri okul çöpleri için. Çocuğa çöp torbalarını süslemesi ve ardından her bir torbaya her biri ayrı bir problemi olan üç kağıt şeridi yerleştirmesi talimatı verilir. Sonraki seansta, çocuk oyuncaklarla oynarken veya rol yaparken canlandırmak üzere için bir çöp seçer. Çoğunlukla çocuklar sorunlarına kendi çözümlerini geliştireceklerdir. Bu gerçekleşmezse, terapist yönlendirici olmalı ve oyuna bağlamda tutacak önerilerle müdahale etmelidir. Terapist, çocuğun sorunu çözmek için problemden yeterince uzak durmasına imkan sağlamak için oyunu üçüncü kişi üzerinde tutması gerekir.

Çevirmen Notu:

Oyun İngilizce aslında “Worry Can” olarak adlandırılmış. Oyun içerisinde ortaya getirilen konuların zaman zaman üçüncü şahıs üzerinden konuşulması gerekliliğini de gördüğüm zaman geriye dönük olarak oyun adını “Endişeli Can” olarak revize ettim. Bana çok uygun ve anlamlı geldi ama çeviri içerisindeki bu farklı sapmayı da belirtme ihtiyacı duydum.

Parti Yapan Canavarlar

Terapötik Gerekçe

Parti Yapan Canavarlar (David A. Crenshaw; bkz. Kaduson ve Schaefer, 2001, 124 –127) çocukların korkularıyla yavaş yavaş tehditkar olmayan ve eğlenceli bir şekilde yüzleşmelerini sağlamak için tasarlanmış bir çizim tekniğidir. Çocukların çoğu korkularını sözlü ifade etmek yerine çizim yoluyla ifade etmeyi daha rahat bulmaktadırlar. Dahası, çocuklar en büyük korkuları veya endişeleriyle yavaş yavaş ilerleyen bir şekilde karşılaştıklarında daha güvenli ilerlemektedirler ve bunu güven verici bulurlar. Korkulan nesne karşısında adım adım başarı deneyimlemek, çocuklarda kendine güveni ve ustalık duygusu artıracaktır.

Gerekli malzemeler: kağıt ve çizim aletleri (yani boya kalemleri, keçeli kalemler, boyalar, tebeşir vb.).

Nasıl Oynanır?

Terapist, çocuğa en sevdiği oyun gibi kendisini mutlu veya güvende hissettiren bir şey çizmesini söyleyerek başlar. Çocuk çizimi tamamladıktan sonra, terapist çocukla neyin çizildiği hakkında rahatlatıcı bir konuşma yapar. Bu sayede çocuk ilerleyen adımlarında yapılacak bu tip konuşmanın da olağan bir seyir içerisinde olduğuna ikna olacaktır. Daha sonra terapist çocuktan kendisini birazcık korkutan bir şey çizmesini ister. Terapist daha sonra çocuğa korkulan nesnenin (örneğin bir canavar) daha az korkutucu görünmesini sağlayacak şekilde çizimi değiştirmesini söyler. Örneğin, çocuk canavarı küçültebilir, ona bir parti şapkası takabilir, canavarı kötüden iyiye çeviren bir süper kahraman çizebilir vb. Hatta terapist, çocuk resim üzerinde değişiklik yaparken ve çizmeyi bitirdiğinde korkusunun ne kadar azaldığını gördükçe şaşırabilir. Terapist zamanla çocuğun korkularının seviyesinin bir hiyerarşisini yaratmaya ve bunları inceleyerek gelecek seanslara konuşulacak konuları biriktirerek devam eder.

Uygulama

Bu teknik okul öncesi ve okul çağındaki çocuklar için uygundur. Çocukların ortak korkularıyla yüzleşmelerine yardımcı olması açısından faydalı olsa da özellikle anksiyete bozukluğu olan çocuklar için etkilidir. Bu teknik, çocuklara korkularını kil yardımı şekillendirme seçeneği sunarak biraz değiştirilebilir.

Çocukların kabuslarının üstesinden gelmelerine yardımcı olmak için özel olarak tasarlanmış benzer bir teknik, Nancy Boyd Webb tarafından geliştirilen Draw Your Bad Dream’dir (bkz. Kaduson & Schaefer, 2001, s. 159 –162). Çoğunlukla çocuklar korkularını sadece kabusu çekme eylemiyle azaltırlar çünkü bu onlara bir kontrol ve hakimiyet hissi verir. Önce çocuklar rüyanın korkunç kısmını çizerler. Terapist daha sonra çocukların korkusunu doğrular ve onlara rüyanın korkunç kısmını nasıl yok etmek istediklerini sorar. Örneğin, kağıdı parçalara ayırmaya, dışarı çıkmaması için bir dosya dolabına kilitlemeye veya artık görünmemesi için her tarafını siyahla boyamaya karar verebilirler. Çocuklardan ayrıca mutlu, huzurlu, “yerine koyma” rüyasını eve getirip yataklarının yanına asmaları istenebilir.

Ağırlıklar ve Balonlar

Terapötik Gerekçe:

Oyun terapisindeki ortak zorluklardan birisi soyut terapötik yapıları çocuklar için anlaşılır, anlamlı ve somut hale getirmektir. Uygulamalı ce aynı zamanda eğlenceli teknikler, çocuklara bu karmaşık kavramları öğretmek için ideal bir yoldur. Ağırlıklar ve Balonlar (Celia Linden tarafından; bkz. Kaduson & Schaefer, 2001, ss. 115-117), çocuklara depresyonun karmaşık -daha doğrusu soyut- olan bilişsel-davranışçı terapinin teorisini öğretmek için kolay ve etkili bir tekniktir.

Nasıl Oynanır?

Gerekli malzemeler: bir düzine helyum balonu, kağıt ve kalem ve bir tür ağırlık (örn. Taş, blok vb.).

Çocuk terapistle birlikte çocuğun belirli durumlar içerisinde veya genel olarak sahip olduğu olumlu ve olumsuz düşüncelerin bir listesini oluşturur. Bu düşünceler ayrı kağıtlara yazılarak bir liste elde edilir. Listeleri tamamladıktan sonra terapist, olumsuz düşüncelerin depresyon duygularını nasıl beslediğini ve bizi nasıl ağırlaştırdığını anlatır sonrasında da olumlu düşüncelerin moralimizi yükselttiğinden ve iyi hissetmemize yardımcı olduğundan bahseder. Terapist daha sonra düşüncelerimizin duygularımızı doğrudan nasıl etkilediğini ve düşüncelerimizi değiştirerek hissetme şeklimizi nasıl değiştirebileceğimizi açıklar.

Açıklamanın ardından, terapist her olumsuz düşünceye bir ağırlık ve her olumlu düşünceye bir balon atar. Terapist daha sonra nesnelerin her birini tutmanın nasıl bir his olduğunu gösterir. Çocuk daha sonra fiziksel hissi anlamak için nesnelerin her birini tutar. Daha büyük bir çocuk için ağırlıklar, daha zararlı düşünceleri temsil etmek için süre içerisinde daha da artan bir hale getirilebilir (zaman içerisinde ikinci ağırlığı da eklemek gibi). Terapist, çocuğun tüm ağırlıkları tutmasını ve onlarla birlikte odanın içinde yürümesini ister. Bu, çocuğun olumsuz düşüncelerine tutunmanın insanı nasıl aşağı çektiğini görmesine yardımcı olur. Çocuğa olumsuz düşünceleri (ağırlıkları) indirmesi söylendiğinde, çocuk artık o kadar ağırlığı taşımamanın nasıl bir his olduğunu anlayacaktır. Daha sonra terapist, olumlu düşüncelerin “hafifliğini” tartışır ve çocuğa olumlu düşüncelerin ne kadar yardımcı olduğunu gösterir.

Uygulama

Ağırlıklar ve Balonlar, karmaşık bir fikri somut ve anlaşılır bir şeye dönüştüren pahalı olmayan bir tekniktir. Bu teknik özellikle depresyonu olan çocuklar için yararlıdır; ancak, düşüncelerin duygular üzerindeki etkisini göstermek tüm çocuklar için yararlı olacaktır.

Güçlü Hayvan Tekniği: Olumlu Bir Güç Sembolünü İçselleştirmek

Terapötik Gerekçe

Terapiye gelen çocuklar genellikle düşük özgüvene, problem çözme becerilerinde yetersizlik, akranları ve yetişkinlerle ilişki kuramama gibi birtakım zorlukları da beraberinde getirir. Bu nedenle, birincil terapötik hedefler genellikle çocuğun olumlu benlik algısını geliştirmeyi ve başa çıkma becerilerini artırmayı amaçlar. Bununla birlikte, çocukların sahip olmak istedikleri güçlü yönleri veya hangi becerilerin daha etkili bir şekilde güçlüklerle başa çıkmalarına yardımcı olacağını ifade etmeleri genellikle zordur. Güç Hayvan Tekniği (Deborah A. Hickey; bkz. Kaduson & Schaefer, 2001, s. 451–454), çocuklara arzu ettikleri güçleri ve nitelikleri içselleştirmeleri için hayali ve eğlenceli bir yöntem sağlar.

Nasıl Oynanır?

Gerekli malzemeler: çok çeşitli hayvanların resimleri veya figürleri, kil ve çizim malzemeleri

Terapist, çocuklara çeşitli hayvanların resimlerini gösterir ve çocuktan istediği bir tanesini seçmesini ister. Terapist daha sonra çocuktan seçilen hayvanı kilden yapmasını veya üzerinde hayvan yüzü olan bir maske yapmasını ister. Terapist, çocuğun seçtiği duruma göre devam eder. Sonunda terapist, çocuktan hayvanın belirli durumlarda neler yapabileceğini ve belirli bir sorunu nasıl çözebileceğini hayal etmesini isteyecektir. Terapist, hayvana düzenli olarak danışarak, çocuğun güçlü yönlerini içselleştirmesine ve çocuğun zorlandığı durumları hayvana atfetmesine yardımcı olur.

Uygulama

Güçlü Hayvan Tekniği, pozitif bir içe dönüm sağlayarak kar elde edebilecek her çocuk için kullanışlıdır. Benzer bir teknik, Donna Cangelosi tarafından yazılan Shazam’dır (bkz. Kaduson & Schaefer, 2001, s. 455-457). Çocuğa çeşitli sanat malzemeleri sağlanır ve omzuna sığacak kadar küçük bir “haberci” (yani bir hayvan, bir uzaylı, bir terapist, bir çizgi film karakteri vb.) oluşturması istenir, bu da yardımcı olacaktır. Çocuk sorunları bu karakter yardımıyla çözer. Çocuğa, bu habercinin kendisi ve terapist dışında herkes için görünmez olduğu söylenir. Haberci, çocuğa çeşitli sorunların üstesinden gelmek için mevcut seçenekleri hatırlatmak için her zaman çocuğun yanında kalır. Çocuk elçiyi zaman içerisinde içselleştirecektir.

Kıyaslanabilir ikinci bir teknik, Emily Nickerson tarafından yazılan Super Me’dir (bkz. Kaduson & Schaefer, 2001, s. 25-28). Çocuk, bir süper kahramana vereceği nitelikleri anlatır. Çocuk daha sonra bu süper kahramanı sanatsal olarak yaratır ve terapist, çocuk ve süper kahramanın birlikte problem çözdükleri bir hikaye anlatır. Yine, amaç çocuğun süper kahramanın güçlü yanlarını içselleştirmesidir. Nickerson, bu tekniği sonlandırma sürecini kolaylaştırmanın bir yolu olarak da kullanır.

Sembolik Danışan Oluşturmak İçin Kukla Kullanma

Terapötik Gerekçe:

Kuklalar oyun terapisinde çok önemli bir rol oynar. Sıklıkla çocuklar düşüncelerini ve duygularını kuklalara yansıtırak açıklaması için kullanılır. Bu şekilde, kuklalar çocuklara sıkıntılarını iletmek için gereken kişisel mesafeyi sağlar. Dahası, kuklalar terapistin anlayışla karşılanacağını göstermesi ve çocukların oyunu bağlamında düzeltici duygusal deneyimler sağlaması için bir araç görevi görür. Çoğu çocuk doğal olarak deneyimlerini kuklalara daha rahat yansıtır. Bununla birlikte, bazı çocuklar terapinin herhangi bir yönüne dahil olamayacak kadar korkar ve içine kapanır. Terapist, kuklayı sembolik bir danışan olarak kullanarak (Carolyn J. Narcavage tarafından yaratılan bir oyun; bkz. Kaduson & Schaefer, 1997, s. 199-203), bu çocukları güvenli ortamda olduğuna ikna ederek direncin üstesinden gelebilir. Sembolik danışanın yaratılması, odağı çocuktan uzaklaştırır, böylece çocuğun rahatlık düzeyini artırır ve onun güvenli bir duygusal mesafede kalmasına izin verir.

Nasıl Oynanır?

Gerekli malzemeler: kuklalar.

Terapist çocuğun korktuğunu anladığında, çocuğa bir kukla gösterebilir, korktuğunu kukla aracılığıyla söyleyebilir ve güvenliğini temin edebilir. Daha sonra terapist, kuklayı rahatlatmak için çocuğun yardımına başvurmalıdır. Bu birkaç basit adımı tamamlayarak, terapist üç temel hedefe ulaşmıştır: Terapist (a) çocuğun duygularına tehdit edici olmayan bir şekilde karşılık vermiş ve empati kurmuştur, (b) çocuğun terapiye katılımını başlatmıştır ve (c) çocukla olumlu bir terapötik ilişki geliştirmiştir. Kuklalar genellikle terapi boyunca çocuk için bir güvenlik nesnesi haline gelir.

Uygulama

Bu teknik, özellikle terapi sürecinin başlangıç aşamalarında endişeli veya içine kapanık olan 4 ila 8 yaş arasındaki her çocuk için etkilidir. Bu tekniğin bir çeşidi, kuklanın çocukla aynı sorunu yaşamasını sağlamak ve kuklanın sorununu çözmek için beyin fırtınası çözümlerinde çocuğun yardımını almak olabilir.

Haber Bülteni

Terapötik Gerekçe

Çocuklar için sorunları dışsallaştırmak veya oynamak tartışmaktan çok daha kolaydır. Dahası, çocuklar kendilerini sorunlardan uzaklaştırabildiklerinde daha iyi çözebilirler. Haber Yayını (Heidi Kaduson tarafından; bkz. Kaduson & Schaefer, 2001, s. 397-400) çocukların sözlü ifade etme ve problem çözme becerilerini geliştiren eğlenceli ve tehditkar olmayan bir tekniktir.

Nasıl Oynanır?

Gerekli malzemeler: video kamera (isteğe bağlı), telefon, kağıt, masa ve sandalyeler.

İlk olarak, terapist Haber Bülteni’ni terapist ve “uzmanın” (çocuk) rol aldığı bir televizyon haber programı olarak tanıtır. İkinci olarak, terapist işlenecek haberleri bildirir; çocuk programın temasını takip ettiği sürece istediği haberi ekleyebilir. Üçüncüsü, terapist ilk haberi tanıtır ve çocuğun günün uzmanı olduğunu tekrar eder. Dördüncüsü, ilk öykünün girişinin tamamlanmasının ardından, terapist, telefonla bağlanan ve uzmana bir sorusu olan bir kişinin olduğunu belirtir. Terapist, arayan kişiymiş gibi yapmak için sesini değiştirir. Gelen çağrıların hepsi aslında çocuğun sorunlarıdır ancak, arayan her zaman danışandan daha küçük olmalıdır. Beşincisi, çocuk tüm soruları uzman olarak yanıtlayarak kendi sorunlarını çözer. Çocuk bir çağrıya cevap bulamazsa, terapist çocuğu bir kuklaya, sihirbaza veya konsültasyon için başka herhangi bir kaynağa yönlendirerek yardımcı olabilir. Terapist daha sonra çocuğa sorunlara çözüm üretme konusunda yardımcı olabilir. Terapist, eğer yarar sağlayacaksa, aileye video kasetin bir kopyasını verebilir.

Uygulama:

Haber Bülteni, 6 yaş ve üzeri açık sözlü çocuklar için son derece yararlı bir tekniktir. Dışa dönük çocuklar bunu kolay bir aktivite olarak görürken içine kapanık veya endişeli çocuklar biraz zorluk çekebilir. Terapist, çocuğun problemlerinden daha uzaklaşması gerektiğini düşünürse kuklalar kullanılabilir. Bu tekniğin bir çeşidi, çocuğun ev sahibi olduğu bir talk show yapmaktır(bu noktada ülkemizin standartları göz önünde bulundurulursa uzmanlı bir konuşma yapmak daha uygun ve aşina olunan bir yöntem olacaktır). Terapist konuktur ve hangi  konuların konuşulacağı konusunda rehberlik eder.

Broadcast News’e benzer bir teknik, Loretta Gallo-Lopez tarafından yazılan TV Show Storyboard’dur (bkz. Kaduson & Schaefer, 2001, s. 8-10). Terapist seanstan önce, bir kağıt parçasını altı eşit kareye katlayarak film şeridini hazırlar. Her karede basit bir TV seti çizilir. Seansın başında, terapist çocuğa hikaye tahtasındaki kelimeleri ve resimleri kullanarak taklit bir TV şovu için hikaye yaratacaklarını açıklar. Terapist, çocuktan programa bir başlık vermesini ister ve daha sonra ilk sekansta ona eşlik edecek bir çizim yapılır. İkinci televizyonda terapist, “Herkese merhaba!” Gibi bir şey yazarak programın tanıtılmasına yardımcı olabilir. Sam Show’a hoş geldiniz. Bugünün bölümünde. . . Çocuk boşluğu doldurmalıdır. Daha sonra çocuk, gerekirse terapistin rehberliğinde hikayeyi yaratır. Çocuk için çizmek zorsa, terapist kaygıyı azaltmak için kelimelerle yazmayı teklif etmelidir. Terapist, özellikle dirençli veya tereddütlü bir çocuk için “boşluğu doldurun” tarzı bir hikaye yaratabilir. Bu teknik, çocuklara önemli duygusal mesafe ve yapı sağlarken aynı zamanda önemli konuları keşfetmelerine de olanak tanır.

Casus ve Ajan

Terapötik Gerekçe:

Casus ve Ajan (Bria Bartlett-Simpson; bkz. Kaduson & Schaefer, 1997, s. 163-164), olumsuz aile etkileşimlerini olumlu olanlara dönüştürmek için tasarlanmıştır, bu da aile üyelerinin birbirlerinden keyif almasını sağlayarak özgüvenlerini geliştirir. Ebeveynler, çocuklarının birçok olumlu özelliğini görmeye ve iyi davranışları ödüllendirmeye başlar. Çocuklar, olumsuz bir tavırdan çok olumlu davranarak daha fazla dikkat çektiklerinin farkına varırlar.

Nasıl Oynanır?

Gerekli malzemeler: Yok

Terapist önce çocukla konuşur ve çocuğun ebeveynini şaşırtmak için yapabileceği sinsi olumlu davranışları tartışır. Çocuğa kendisinin bir “casus” olduğunu ve ebeveynin de casusun ne yaptığını keşfetmeye çalışacak bir “ajan” olduğu söylenir. Terapist ve çocuk birlikte, çocuğun sonraki haftayı başarması için terapi hedefleriyle ilgili üç ila beş iyi davranış üzerinde beyin fırtınası yapar. Terapist daha sonra ebeveyni oturuma davet eder ve ebeveyni plan konusunda bilgilendirir ve ajanın rolünü açıklar. Ebeveyn, çocuğun hafta boyunca sergilediği tüm iyi davranışları yazmalıdır. Ebeveyn ve çocuğa, bulguları birbirleriyle konuşmamaları talimatı verilir. Sonraki seansta terapist ebeveyn ve çocukla tekrar görüşür ve neler olduğunu tartışır. Terapist, çocuk bu olumlu davranışlarda bulunduğunda çocuğun ve ebeveynin nasıl hissettiği konusunda bir konuşma başlatarak kolaylaştırıcı rolü üstlenmelidir. Oyun birkaç seans sürebilir. Genellikle ebeveyn, planladığından daha olumlu davranışlar fark edecektir ve onun da olumlu tarafların çokluğu hakkında içgörü kazanması sağlanacaktır. Çocuk, aldığı olumlu ilginin yanı sıra ebeveynini şaşırtmaktan da zevk alır.

Uygulama:

Casus ve ajan, hiçbir maliyeti olmayan, ancak büyük terapötik kazançlar sağlayan eğlenceli ve ilgi çekici bir tekniktir. Bu teknik, olumsuz etkileşimler yaşayan herhangi bir aileyle kullanmak için mükemmeldir. Aile birkaç hafta bu tekniği uyguladıktan sonra, terapist ebeveyn ve çocuğa rolleri değiştirmeleri için talimat vermeyi seçebilir; çocuk casus olur ve ebeveyn de sinsi olur.

Son olarak, bütün yazı boyunca anlatılan teknikler hemen hemen bütün dünyada birebir uygulanan diğer yerlerde ise uyarlamaları kullanılan tekniklerdir. Diğer bir dikkat çekmesi gereken nokta da oyunların temel amaçlarından birisinin her zaman çocuğun tehdit olarak hissedebileceği durumları oyun terapisi içerisinde mümkün olduğunca azaltmaktır. Oyun terapisi içerisinde terapistlerin sahip olduğu teknikleri alet çantalarında ne kadar fazlaysa çocuğa iyi gelme ihtimali ve oranı da bir o kadar artacaktır. Son yıllarda yenilikçi yaklaşımlarla birlikte oyun terapisi teknikleri bir hayli fazlalaştı. Buna rağmen oyun terapisinin sağladığı fayda henüz tam olarak anlaşılmış değil.

Kaynakça: Hall, Tara M – Kaduson Heidi Gerard – Schaefer, Charles E. “Fifteen Effective Play Therapy Techniques”. Professional Psychology:  Research and Practice Copyright 2002 by the American Psychological Association, Inc. 2002, Vol. 33,  No. 6, 515–522 https://doi.org/10.1037//0735-7028.33.6.515

Metin İçi Kaynakçalar: Kaduson, H., & Schaefer, C. (Eds.). (1997). 101 favorite play therapy techniques. Northvale, NJ: Jason Aronson.

Kaduson, H. G., & Schaefer, C. (Eds.). (2001). 101 more favorite play therapy techniques. Northvale, NJ: Jason Aronson.

O’Connor, K. (1983). The Color-Your-Life Technique. In C. E. Schaefer &

K. J. O’Connor (Eds.), Handbook of play therapy (pp. 251–258). New York: Wiley.

Ray, D., Bratton, S., Rhine, T., & Jones, L. (2001). The effectiveness of play therapy: Responding to the critics. International Journal of Play Therapy, 10(1), 85–108.

Schaefer, C. E. (Ed.). (1993). The therapeutic powers of play. Northvale, NJ: Jason Aronson.

Swanson, A. J., & Casarjian, B. E. (2001). Using games to improve self-control problems in children. In C. E. Schaefer & S. E. Reid (Eds.), Game play: Therapeutic use of childhood games (pp. 316 –327). New York: Wiley.

Yeditepe Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mezunuyum. Sosyal Psikoloji, Nöropsikoloji ve gelişim bozuklukları üzerine yazıp okumak asıl ilgi alanlarım olsa da bir dünya canlısı olarak bunların dışında da ilgilendiğim şeyler var.

CEVAP VER

Yorum yapmak isteyebilirsiniz.
Lütfen isminizi buraya giriniz