Z jenerasyonu elinde harfleri tutuyor.

Bu yazıyı fikirlerine ve görüşlerine değer verdiğim bir profesörün ben boomer, X, Y, Z sınıflandırmasına inanmıyorum da kabul de etmiyorum demesi üzerine yazmaya karar verdim. Nedir bu jenerasyon sınıflandırması, hepsi kapitalizmin bir oyunu mu, bizi kategorilendirerek satın alınması gereken zihinler olarak mı görüyorlar gibi sorulara kendimce vermeye çalıştığım cevapları aktaracağım. Bu arada unutmadan bahsettiğim profesör devamında benim babam “büyük buhran” döneminin temsilcilerinden diyerek konuşmaya devam etti.

Öncelikle ne kadar açık fikirli olmaya çalışırsak çalışalım bir yerlerde dogmatik fikirlerimizin önüne geçemiyoruz. İnançlarımız ya da savunduğumuz fikirler bir noktada bizi diğer fikirlere kör olmaya mecbur kılıyor diyebiliriz. Bu jenerasyon mantığının kapitalist fikirlerden çıkması onu başka amaçlar için kullanmamıza engel olması gerekiyor mu gerçekten? Satışları artırmak amacıyla ortaya atılmış bu teoriyi başka amaçlarla kullanamaz mıyız?

Öncelikle jenerasyonların nasıl belirlediği konusuna değinmemiz gerekiyor. Aristoteles’in bile yaklaşık 2400 yıl önce söylediği yeni nesil farklı, daha saygısız hiç bizim gibi değiller söylemi bu konunun varlığını inkar edilemez hale getiriyor. Ben ne anlatıyorum o zaman bu kadar? Benim de zaten asıl itirazım olan nokta jenerasyonun inkarı değil. Bu baby boomer, milennials ve ne nesil Z olarak adlandırılan noktaya gözleri kapatma çabası. Kapitalizm ürünüymüş. Ortaya atılmış bir teori, bir kavramsallaştırma süreci varsa bunu biz istediğimiz gibi kullanabiliriz. Bu işi yapanlar bir sınır koydu diye o sınırlara uymamız gerektiğini kim söylüyor.

Her yerde rahatlıkla bulabileceğiniz bu nesillerin genel farklarını anlatmaya çalışmayacağım. Kısaca bahsedilen nesillerin yıllarına bakalım:

Baby boomer denilen nesil II. Dünya Savaşı sonrası kaynakların oldukça kıt olduğu bir dönemde doğmuş olan 1946-64 yılları arasında doğmuş insanları kapsıyor.

Jenerasyon X ise 1965-79 arasında doğanların temsili için kullanılıyor.

Jenerasyon Y, 1980-1994 arasında doğanları kapsarken

Jenerasyon Z, 1995-2010 arası doğanlar olarak adlandırılıyor.

Bu nesillerin şekillenmesinde de dünyadaki genel gelişmeler rol oynuyor. Özünde büyük kısmını kaynak kullanabilme kapasitesine göre değerlendirebiliriz. Ekmeğe ulaşımın konuşulduğu dönemlerden internete ulaşımın konuşulduğu döneme bağlı olan bir kaynak ulaşımı.

Şimdi bu tanımlamaya dönüp baktığımızda aklımızdan bir sürü hak verdiğimiz düşünceler geçerken, bazı noktalara, sayılara da itiraz etmek istiyoruz. İşte mevzunun en önemli noktası da burası. Bunları amacınıza göre revize edebilirsiniz. Sayıları değiştirebilirsiniz. Ya da, daha önemlisi istisnalar ekleyebilirsiniz. 1990 doğumlu tanıdığınız birisi ağırlıklı olarak Z jenerasyonu özellikleri taşıyor olabilir. Ya da 97 doğumlu birisi tam bir Y gibi davranıyor olabilir. Aynı şekilde bir ülkedeki bu yıllar içerisinde doğan insanların belirli şehrindekiler bir jenerasyona dahil olurken belirli şehrindekiler farklı bir jenerasyon özellikleri gösteriyor olabilirler. Bunlar için kendinizi bir sınır içerisinde hissetmenize ve itiraz makamı aramanıza gerek yok. Çünkü bu teorileştirmenin asıl amacı insan zihninin temel çalışma prensibi olan kategorileştirmeye yardımcı olmak. Ayrıca bu kadar genel bir katerogizasyon sürecinin istisnası olmamasını beklemek yapılan büyük bir yanlış olacaktır.

Bu ayrımlara dünya genelinde baktığınızda ve birey bazına kadar sırayla inmeye çalıştığınızda sayısı belki milyona varabilecek değişkene bağlı olduğunu farkedeceksiniz. Şimdi bu konuda gözünüzde bir harita aplikasyonu canlandırıp bütün dünyayı görebileceğiniz uzaklıkta olduğunu düşünün. İlk yaklaşmanızda dünyadan bir kıtaya doğru yaklaşacaksınız. İşte bir sürü değişken karşımıza çıktı bile. Kıta neresi? Avrupa mı, Asya mı, Kuzey Amerika mı, Güney Amerika mı, Afrika mı? Sonrasında ülkelere doğru yaklaşacaksınız, hedeflediğiniz kişi bulunduğu ülkenin neresinde? Şehirin neresinde, hangi ilçesinde, nasıl bir çevre içerisinde? Yaşadığı ev nasıl, yani maddi durumu içinde bulunduğu çevreye göre hangi konumda? Anne-babasına bağlı olarak (haliyle akraba ilişkisine) nasıl bir çocukluk, ergenlik geçirdi? Doğduğu yıllardaki ekonomik, politik, siyasi düzlem nasıldı vs. diye uzayarak gidiyor liste. İşte bütün bunlar milyona varan değişken sunuyor bize. Burdaki asıl meseleyi gözden kaçırmamak gerekiyor. Siz bu bilgiye neden ihtiyaç duyuyorsunuz? Ne kadar derine inmeniz gerekiyor ve  ne kadar detaylı bir şekilde o yakınlaşmayı gerçekleştirmeniz gerekiyor? Bu kadar değişken arasında aynı evde yaşayan aralarında sadece bir yaş fark olan iki kardeş arasında bile itiraz hakkı bulabilirsiniz. Bu teori özünde bize sadece temel bir kategorizasyon sağlıyor, sonrasında neyi nasıl düzenlemek istediğiniz size bağlı. Bütün rakamları nasıl almak istediğiniz de size bağlı. Bunun için kimseyi ikna etmeniz gerekmiyor ve aynı şekilde kimseye hesap vermek zorunda da değilsiniz. Yapacağınız araştırma, hedef kitle vs. için istediğiniz şekilde sınır noktalarını oynatabilirsiniz. Sosyoloji temelli bir araştırma yapmak istiyorsanız mesele 1995-2010 arasında doğmuş insanların büyükşehirde büyüyenler ile büyümeyenler arasındaki farklara bakabilirsiniz. Daah önce belirttiğim gibi insanların algılarında kaynak ulaşımı büyük yer kaplıyor. Büyükşehirde bir kaynağa, mesela internete ulaşım üst seviyelere çıktıysa muhtemelen aynı dönemde yolu olmayan köylerdeki televizyona sahip olma oranı üst seviyeye ulaşmış olacaktır. Bu ve benzeri çakışmalar belirli bir aşama atlamasını temsil ederler. Şunu söyleyebliriz mesela, 1995-2010 arası doğanlar 80lerde doğanlara göre dünyanın hemen her yerinde farklı bir çocukluk geçirdiler ve bir inceleme yapacağım ne öğrenmek istiyorum? Örneklem belirlemesi için güzel bir kategorizasyon var elimde. İstisnalar tabii ki tabii ki olacaktır, köylerin çoğu televizyona ulaşmışken bir köy de öyle bir ihtiyaç hiç ortaya çıkmamış ve hala büyük çoğunluğun televizyonu olmayabilir. Nasıl ki, çobanlık yaparken ders çalışan bir çocuğun liseye giriş sınavında birinci olması köydeki eğitimin şehirden daha olduğunu ispatlamazsa bu gibi istisnalar da bu kategorizastonu yanlışlamayacaktır.

Özetle, araştırma yapmak istediğinizde size yardımcı olabilecek bir kategorizasyon var, bunun yardımcı olabilecek kısımlarını istediğiniz gibi kullanabilirsiniz.

Yeditepe Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mezunuyum. Sosyal Psikoloji, Nöropsikoloji ve gelişim bozuklukları üzerine yazıp okumak asıl ilgi alanlarım olsa da bir dünya canlısı olarak bunların dışında da ilgilendiğim şeyler var.

CEVAP VER

Yorum yapmak isteyebilirsiniz.
Lütfen isminizi buraya giriniz