Ana Sayfa Aile Romanı

Aile Romanı

Aile romanı (İng: family romance), Sigmund Freud tarafından 1909’da tanımlanan, çocuğun gerçek ebeveynlerinin aslında “gerçek” ailesi olmadığını, kendisinin daha üstün veya soylu bir ailenin çocuğu olduğunu hayal ettiği bir çocukluk fantezisidir.

Freud’a göre aile romanı, çocuğun gelişim sürecinde ebeveynlerini idealize etmekten gerçekçi bir değerlendirmeye geçiş aşamasında ortaya çıkar. Küçük çocuk ebeveynlerini mükemmel ve her şeye kadir olarak algılarken, büyüdükçe onların sınırlılıklarını fark eder. Bu hayal kırıklığına bir tepki olarak çocuk, gerçek ebeveynlerinin bakıcı veya üvey ebeveyn olduğunu, asıl ailesinin ise daha zengin, güçlü veya soylu birisi olduğunu hayal eder.

Aile romanı fantezisi, çocukluk döneminde oldukça yaygındır ve genellikle geçicidir. Masallar ve çocuk edebiyatında sıkça işlenen “kayıp prens/prenses” teması bu fantasinin kültürel yansımalarıdır — Pamuk Prenses, Sindirella ve Harry Potter karakterleri aile romanı motifini taşır.

Yetişkinlikte bu fantasinin sürmesi, gerçeklikten kopuş veya ilişki sorunlarıyla ilişkilendirilebilir.

Ayrıca bakınız: Freud, Psikanaliz, Oidipus Kompleksi, İdealizasyon, Gelişim Psikolojisi

Mücahit Emin Türk
Uzman Psikolojik Danışman Felsefe okur ama çok anlamaz, çok düşünür. öğrenmeyi sever bilmeyi değil. Hayatı bilmez, kendini bilmez ama anlamaya çalışır. Kendi yolunda