İçgüdü (İng: instinct), bir türün tüm üyelerinde doğuştan var olan, öğrenilmemiş ve belirli uyaranlara karşı kalıplaşmış biçimde ortaya çıkan davranış örüntüsüdür.
İçgüdüsel davranışlar, türe özgü sabit eylem kalıpları (fixed action patterns) olarak da bilinir. Kuşların göç etmesi, örümceklerin ağ örmesi ve yeni doğan bebeklerin emme refleksi içgüdüsel davranışlara örnektir. Bu davranışlar genetik olarak programlanmıştır ve çevresel koşullardan nispeten bağımsız olarak ortaya çıkar.
Psikolojide içgüdü kavramı tartışmalı bir geçmişe sahiptir. William James ve William McDougall gibi erken dönem psikologları insan davranışının çoğunu içgüdülerle açıklamaya çalışmış, ancak bu yaklaşım “içgüdü enflasyonu” eleştirisiyle karşılaşmıştır. Davranışçılık hareketi, içgüdü kavramını büyük ölçüde reddetmiş ve öğrenmenin rolünü vurgulamıştır.
Günümüzde evrimsel psikoloji, içgüdü kavramını “evrilmiş psikolojik mekanizmalar” olarak yeniden kavramsallaştırmıştır. İnsan davranışının tamamen içgüdüsel olmadığı, ancak evrimsel mirasın davranışsal eğilimler yarattığı kabul edilmektedir.
Ayrıca bakınız: Doğuştan Gelen, Evrimsel Psikoloji, Dürtü, Refleks, Davranışçılık, Etoloji




