Psikojenesis (İng: psychogenesis), bir hastalık, belirti veya davranış kalıbının fiziksel değil psikolojik kökenli olduğu durumu ifade eden kavramdır. Latince psyche (ruh) ve genesis (köken, oluşum) kelimelerinden türetilmiştir.
Psikojenesis kavramı, 19. yüzyılda histeri (konversiyon bozukluğu) vakalarıyla ön plana çıkmıştır. Jean-Martin Charcot ve ardından Sigmund Freud, bazı fiziksel belirtilerin (felç, körlük, bayılma) organik bir nedeni olmaksızın psikolojik çatışmalardan kaynaklanabileceğini göstermiştir. Freud’un Anna O. vakası, psikojenez kavramının klinik uygulamadaki ilk önemli örneklerinden biridir.
Modern psikolojide psikojenesis terimi, somatizasyon (psikolojik sıkıntının bedensel belirtiler olarak ifade edilmesi) ve psikosomatik bozukluklar (psikolojik faktörlerin fiziksel hastalıkları tetiklemesi veya kötüleştirmesi) kavramlarıyla ilişkilidir. DSM-5’te “somatik belirti bozukluğu” ve “konversiyon bozukluğu (işlevsel nörolojik belirti bozukluğu)” olarak sınıflandırılır.
Günümüzde biyopsikososyal model, “psikolojik mi fiziksel mi” ikilemine karşı bütüncül bir yaklaşım sunar: Çoğu sağlık sorunu, biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörlerin etkileşiminin sonucudur.
Ayrıca bakınız: Psikosomatik, Konversiyon Bozukluğu, Psikanaliz




