İkigai, Japon kültüründe “yaşam amacı” anlamına gelen, uzun ve mutlu bir yaşam için zaman ve enerjimizi nasıl kullanacağımıza dair rehber niteliğinde bir kavram. Elbette Japon kültürünü bütünsel olarak benimsemediğimiz sürece bu kavramı hayata geçirmemiz söylemesi kolay yapması zor işlerden biri. Yine de bu kavramın altında ilham alabileceğimiz hangi gerçekler yatıyor, merak edebiliriz. Gelin beraber bu kavramı kendi yaşam ve gerçekliğimize nasıl adapte edebileceğimizi araştıralım.

Yaşam Amacı ve Tarzı Arasındaki İlişki

         İkigai felsefesi uzun bir ömrü anlamlı işlerle geçirme sanatıdır. Ömür ile genetik arasındaki bağlantı oldukça zayıf. Boyumuzu %90 oranında kalıtımla açıklamak mümkün. Ancak Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre, öleceğimiz yaş sadece %3 oranında ailemizden aldığımız genlerle bağlantılı. Zaten giderek bir önceki jenerasyondan daha uzun yaşıyor olmamızı da açıklıyor bu. İkizlerde bile ciddi farklar bulunuyor; ikizler arası ömür farkının ortalamada on beş yıldan fazla olduğu tespit ediliyor. Bu da bizi uzun yaşamanın yaşam tarzıyla doğrudan ilişkili olduğu sonucuna götürüyor. Kendimizi varoluşsal olarak anlamlı işlerle uğraşırken, ömrümüzü uzatacak bir yaşam tarzı geliştirebiliriz. İkigai feselefesine göre, öyle bir yaşam tarzı geliştirelim ki, uzamasıyla anlamı artan anlamlı hale gelmesiyle uzmaya vesile olan bir ömür geçirelim.

İkigai’nizi Nasıl Bulursunuz?

         İkigai beli başlı sorularla keşfedebileceğiniz bir şey. Aşağıdaki soruların ortak noktası sizin ikigainiz olacaktır. Elbette kariyerinizin hemen başında bu fazlasıyla ideal bir keşif süreci olabilir. Zamanla ve deneyimle bu arayışı sürdürmek bile ikigai felsefesini hayata geçirip mutlu bir ömür sürmenizi sağlayabilir.

Reklam
  • Ne yapmaktan hoşlanırsınız?
  • Neyi yapmada yeteneklisiniz?
  • Dünyanın size ne konuda ihtiyacı var?
  • Ne yaparak para kazanabilirsiniz?

İkigai Neden Önemli?

         İkigai felsefesinin temel başlıklarından biri anlamlı ve kıymet verdiğimiz bir meslekle uğraşmak. Sadece ülkemizde değil dünyanın pek çok yerinde büyük bir sorun bu. Hatta kitabı bile yazıldı: “Tırışkadan İşler”. Ünlü antropolog David Graeber bu kitabında sırf biz meşgul olalım diye anlamsız ve herhangi bir fayda üretmeyen birçok iş üretildiğinden bahsediyor. Pek çoğumuzun yaptığı işi neden değersiz gördüğü ve hayatını idame etmek için çalışmak zorunda hissetmesini açıklıyan bir analiz sunuyor. Sırf mesai doldurmak için iş yerinde bulunmak pek çoğumuzun dönem dönem de olsa yaşadığı bir zorluk. Tam da bu yüzden sahip olduğumuz işler bizi mutsuz ediyor. İkigai ise “tırışkadan işler”le meşgul olmak ve mesai doldurmak yerine o zamanı anlamlı işlerle değerlendirmeyi öğütleyen bir kavram. Tabi mümkünse mesai saatlerinin ötesinde de bunu hayata geçirebiliriz. Yaptığımız mesleği İkigai felsefesine uygun hale getirmek bir anda gerçekleşmesi zor bir hayal gibi görünse de alternatif bir arayışı besleyebilir.

İkigai: Yaşam Boyu Süren Bir Felsefe

         Japon atasözlerinden biri İkigai felsefesinin temeli oluşturur: “Yedi kez düş, sekiz kez kalk.” Japonların stres dolu iş hayatlarına rağmen sabahları yeniden dinç bir şekilde kalkabilmelerini sağlayan bir bakış açısı bu. Bunun için başarısızlığı kucaklamak ve zorlayıcı hedefler için mücadele etmek temel erdemler arasında. Böylece ikigai felsefesinin yaşam bulmuş hali olabilirsiniz.

Kaynakça

Boğaziçi Üniversitesi, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü mezunuyum (2015). Çok yönlü gelişime ve farklı disiplinlerden beslenmenin önemine inanıyorum. Danışanlarıma ve öğrencilerime destek olurken kendi hayatımda da çokça faydasını gördüğüm Mindfulness temelli yaklaşımları ve Kabul ve Karalılık Terapisi (ACT) ile çalışıyorum. Ergen veya yetişkin yaş grubundaki danışanlarımın sosyal-duygusal mesleki ve eğitsel olarak yeni beceriler kazanmasına destek oluyorum. Online psikolojik danışmanlık ve öğrenci koçluğu desteği almak için bana e-mail adresimden ulaşabilirsiniz: [email protected]