Kişisel gelişim, hayat boyu öğrenmeyi kapsayan ve kişisel hedeflerimize yaklaştıracak becerileri pratik ederek inşa etmek demektir. Bu yüzden adı üstünde “kişisel” bir mevzudur. Yani herkese uyan bir kişisel gelişim formülü olamaz. Bu noktada hangi becerileri geliştirmeye ihtiyacınız olduğunu sizin kişisel özellikleriniz ve hayattan beklentileriniz belirleyecektir. Yine de genel olarak kişisel gelişimin doğasını anlamaya ihtiyacımız olabilir. Çünkü eklentilerimiz gerçekçi olmadığında hayal kırıklığı yaşayabiliyoruz. Bu yüzden, kişisel gelişime dair bazı gerçekleri paylaşmakta fayda görüyoruz.

1) “Growth Mindset”i Edinin

         Ünlü psikoloji profesörü Carol Dweck, yıllardır sürdürdüğü araştırmalarda, zekânın başarı için hiçbir önemi olmadığına vurgu yaptı. Önemli olan zamanla gösterilen çabanın gelişime götüreceğine dair düşünce yapısını edinmektir. Sabit bir düşünce yapısına sahip olanlar hata yapmaktan korktukları için kabuklarında yaşamayı tercih ederler. Ancak çalıştıkça nöral bağlantıların güçlendiğini bilen kişiler pratikle yeni becerileri kazanacaklarına inanıyorlar. Bunun için defalarca hata yaparak da olsa geribildirimleri dikkate alarak ilerlemeye devam eden bir “growth mindset” ihtiyacı var.

2) Nedeninizi Bulun

         Kişisel gelişim çetrefilli bir süreçtir. Çabaların karşılığını almak için duygusal olarak yıpranabileceğiniz bir süreci göğüslemeniz gerekecektir. Bu noktada hem kendinizi sakinleştirecek bilinçli farkındalık ve öz şefkat uygulamalarına yönelmeye ihtiyacınız olabilir. Öbür taraftan bu gelişimi neden sağlamak istediğinize dair yansıtıcı bir bakış atmanız ve değerlerinizi hatırlamanız sizi psikolojik olarak daha dayanıklı kılacaktır.

Reklam

3) Sürece Âşık Olun

         Kişisel gelişim bir süreç olduğu için sonuç odaklı bir bakış açısıyla hemen pes etmeniz işten bile değildir. Bu yüzden mutluluğun peşinde koşanların düştüğü paradoksal tuzağa kişisel gelişim tarafında da düşme riskinden kendinizi koruyun. Süreçte başardığınız küçük adımları tebrik ederseniz olumlu bir düşünce yapısıyla yola devam etmeniz kolaylaşır. Bu noktada bir araştırma örneği paylaşalım. Bir grup katılımcıdan mutluluk hakkında düşünmesi isteniyor. Bu sırada bulundukları odada motivasyon içerikli posterler ve kişisel gelişim kitapları yer alıyor. Bu odada bir süre vakit geçiren katılımcılardan moral bozucu derecede zor bir testi tamamlamaları isteniyor. Bu katılımcılar olumlu düşünmenin faydaları üzerine düşünen gruba kıyasla başarısızlıkları hakkında daha çok kara kara düşünme eğilimi gösteriyorlar. Yani, motivasyon ve mutluluk odaklı bir bakış açısı sizi hızlı sonuç almaya yönlendiren tuzaklardır. Hayal kırıklığı yaratır. Çünkü çoğunlukla kısa vadeli olarak iyi ama uçucu olan hislerdir.

4) Yaptığınız Seçimlerin Farkında Olun

         James Hollis önemli kararlar vermeden önce şu soruyu kendimize sormamızı öneriyor: “Bu seçim benim eksiltir mi yoksa büyütür mü?” Bu sayede karar verirken mutlu olacağımız seçeneğin rehavetine kapılmaktan kendimizi koruyabilir. Böylece gerçekten mücadele ederek kendimizi daha da güçlü hissedeceğimiz seçeneğe yönelebiliriz. Konfor alanından çıkarak rahatlıkla gevşemektense zorlanarak da olsa büyümeyi tercih etme şansımız artar. Hayatımızın her anı seçimlerden ibaret. Netflix’te dizi izlemek yerine İngilizcenizi geliştirmeyi seçebilirsiniz. Hangisi size kişisel hedefleriniz doğrultusunda bir katkı sağlayacak? Sizin için hangisi daha önemli ve hangisiniz yapan biri olmak istiyorsunuz? İşte seçim noktasına geldiniz.

5) Gelişim Beklentinizi Ayarlayın

         Bir füzenin harcadığı yakıtın çoğunu kalkarken harcadığı söylenir. Çünkü asıl hızına kavuşması için yerçekiminden kendini kurtarması gerekiyordur. Füze, bir süre boyunca sanki hiç yukarı çıkmıyormuş gibi görünse de çok yavaş da olsa yükselmeye başlar. Dahası, füze en fazla yakıtı hiç yükselmiyormuş gibi göründüğü bu anda harcar. Yeni bir alışkanlık oluşturmak ya da kendimize yeni bir beceri katmak isteriz. Ancak başlangıçta, yolun geri kalan kısmından çok daha fazla enerji harcamamız ve çaba göstermemiz gerekir. Hızımızı alana kadar boşa kürek çekiyormuşuz gibi gelse de almayı umduğumuz karşılık uzun vadede kendini gösterecektir. Beceri kazanımı için beklentilere göre değil doğa yasalarına uygun hareket etmemiz gerekir. Yerçekimiyle savaşamayız ama onu anlayarak füzeleri kaldıracak beceriyi zamanla geliştirebiliriz.

Salih Öztürk
Boğaziçi Üniversitesi, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü mezunuyum (2015). Çok yönlü gelişime ve farklı disiplinlerden beslenmenin önemine inanıyorum. Danışanlarıma ve öğrencilerime destek olurken kendi hayatımda da çokça faydasını gördüğüm Mindfulness temelli yaklaşımları ve Kabul ve Karalılık Terapisi (ACT) ile çalışıyorum. Ergen veya yetişkin yaş grubundaki danışanlarımın sosyal-duygusal mesleki ve eğitsel olarak yeni beceriler kazanmasına destek oluyorum. Online psikolojik danışmanlık ve öğrenci koçluğu desteği almak için bana e-mail adresimden ulaşabilirsiniz: [email protected]