Ana Sayfa Kendi Kendine Gözlük İş Yaşamında Bir Sanatçı Gibi Kendini Göstermenin Yolları

İş Yaşamında Bir Sanatçı Gibi Kendini Göstermenin Yolları

          İş hayatı kişisel hayatımızın o kadar büyük bir parçası halini aldı ki, artık ikisini bir bütün olarak görme eğilimindeyiz. İş dışında ne yaparsak yapalım işteki performansımıza etkisi kaçınılmaz hale geldi. Aynı zamanda iş hayatında öğrendiklerimiz kişisel hayatımızı da şekillendiriyor. Bu noktada, iş-yaşam birlikteliğini destekleyecek sanatsal bir ahenge ihtiyaç duyduğumuzu fark edebiliriz. Tam da bu yüzden bir sanatçının gözünden kendimizi yaptığımız işlerle göstermenin yolları üzerine konuşmamız lazım.

1) Amatörlüğü Kucaklayın

          Amatör gibi görünmekten deli gibi korkarız. Fakat bu kelime Fransızcadan gelmiştir ve “âşık” anlamındadır. Yani amatör, işini zevkle ve sevgiyle yapan kişidir aslında. Zen ustası Shunryu Suzuki der ki: “Bir işte yeni olan kişinin zihni sonsuz olasılıklarla doludur; uzmanlaşmış kişinin zihni ise bir kaç seçeneğe indirgenmiştir”. Amatör yeni şeyler denemekten ya da hata yapmaktan korkmaz. Kendi potansiyelini açığa çıkarmak için sıradanlığa savaş açmıştır o. Uzman düşünce yapısını bir kenara bıraktığınızda, amatör cesaretiyle hareket ederek sınırlarınızı genişletebilirsiniz.

2) Yaptığınız İşte Ustalaşın

          Başarının tanıdık bağlantılar sayesinde geldiğine inansak da bu kısmi bir doğrudur. Çünkü genelde tanıdığımız önemli insanların varlığı, bizim nasıl biri olduğumuza ve nelerle uğraştığımıza göre zenginleşir. Müzik prodüktörü Steve Albini “Bağlantılar hiçbir işe yaramaz. Bütün bağlantılarım, zaten uğraştığım işlerden dolayı kendiliğinden ortaya çıkmıştır” diyor. Ustalık seviyesinde işler yaptığınızda insanları manyetik olarak kendinize çekersiniz zaten. Yani, bağlantı kurmakla zaman kaybetmek yerine, yaptığınız işte iyi olmak için çabalamak, bağlantıların doğal olarak artmasını sağlayacaktır.

3) Çıraklığa Geri Dönün

          Merakla öğrenmeye devam etmek, hâlihazırda öğrendiğimiz şeyleri bir kenara bırakmayı gerektirir. Artık yeni bir projeyle yeni bir beceri kazanmaya yönelmenin bizi daha öteye taşıması için çabalama vakti gelmiştir. Ustalaşmak keyif verse de bununla yetinmeyiz ve yeni bir becerinin kazanılması adına çıraklığa geri döneriz. “Geçen seneki halinden utanç duymayan kişi muhtemelen yeterince öğrenmiyordur” diyor Alain de Botton. Bir alıntı da Avin Toffler’den: “21. yy. cahilleri okuma yazma bilmeyenler değil, öğrenmeye açık olmayan, öğrendiği yanlışlardan vazgeçemeyen ve tekrardan öğrenemeyenler olacak.”

4) Şimdiye Odaklanın

          Geçmişteki başarı ve işlerinize bakarak tatmin olmak iyi hissettirir. Ancak yakın zamanda nasıl işlerle uğraştığınız potansiyel gelişiminize dair önemli bir işaret olacaktır. Yapmak zorunda olmamanıza rağmen kendi gelişiminiz için uğraştığınız işler sizin nasıl biri olduğunuza dair daha fazla fikir verir. Performans sanatçısı Ze Frank, işe alacağı adaylara mülakat yaparken bu bağlamda yaşadığı genel bir sorundan bahseder: “Onlara yaptıkları işi göstermelerini istediğimde okuldan, stajdan ya da önceki kurumlarından şeyler gösteriyorlar. Fakat ben daha çok onların geçen hafta hangi işle meşgul olduklarına odaklanıyorum.”

5) Bildiklerinizi Öğretin

          İşinizi başkalarına öğretmek ya da deneyimlerinizi paylaşmak sizden bir şey götürmez. Aksine size ve işinize değer katar. Böylelikle işinize olan ilginin artmasını sağlarsınız. Bu da yaptığınız işi toplumsal olarak daha anlamlı hale getirir. Onca yıllık deneyim ve bilginin miras bırakılması sizi yeni öğrenmeler için de motive eder. Dahası başkalarına öğretmenin belki en büyük avantajı, karşılığında sizin de bir şeyler öğrenmenizdir. Size gelen geribildirim ve tepkilerle beraber yeni ufukların açıldığını fark edersiniz. Ayrıca öğretmek, daha fazla şeyin öğrenilmesi gerektiğini hatırlatan bir gösterge olabilir. Böylece öğrenmenin yaşam boyu sürdürülen bir felsefe olduğunu kavrarız.

Boğaziçi Üniversitesi, "Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik" bölümü mezunuyum. Çok yönlü gelişime ve farklı disiplinlerden beslenmenin önemine inanırım. Danışanlarıma ve öğrencilerime destek olurken kendi hayatımdaki da çokça faydasını gördüğüm Mindfulness temelli yaklaşımları ve ACT Terapi çalışmayı tercih ederim.