Multitasking becerisini doğru kullanmak için beynimizin nasıl çalıştığına ufak bir bakış atmamız gerekiyor. Beynimizin sağ ve sol yarım küreleri farklı işlevlere sahiptir. Sağ tarafla yeni bilgi ve deneyimleri işlemeye çalışırız. Yeni bilgileri pratik ettikçe ve rutin hale geldikçe otomatikleşen bilgiler sol yarım küreye aktarılır. Sağ taraf daha çok bilinmeyeni ve zor görevleri, sol taraf ise tanıdık olanı, alışkanlıkları ve kolay görevleri temsil eder. Yaptıkça otomatik hale gelen bütün görevler sol taraftadır ve bundan dolayı harcadığı bilişsel yük oldukça azdır. Mesela araba kullanmayı öğrenmek sağ yarım kürede yoğun bir dikkatle başlar, ancak ustalaştıkça sol yarım kürede otomatik olarak işlemeye devam eder. Bu bilgilendirmenin ardından multitasking becerisi için daha derinlere inebiliriz.

İşe Yaraması İçin Görevlerden Biri Otomatik Olmalı

          Multitasking yapmak için görevlerin beynimizin hangi yarım kürede işlediğine bakmalıyız. Çünkü multitasking yapabilmemiz için görevlerden birini otomatik olarak yürütebilmeliyiz. Eğer acemi bir şoför değilseniz, araba kullanırken müzik, podcast ya da sesli kitap dinlemek multitasking yapmanın en verimli yollarından biri olabilir. Ancak araba kullanırken bilişsel yük harcamıyor olsanız da, bir yandan mesaj yazıp diğer yandan araba kullanmak takdir edersiniz ki tehlikelidir. Ancak eller serbest bir şekilde telefonla konuşmanızda herhangi bir sakınca olmaz. Buradaki kurala göre, aynı duyu organıyla (bu örnekte görme duyusu) beraber multitasking yapmak her durumda güvenlik sorunu çıkarmasa da üretken olmanıza da katkı sağlamayacaktır.

Sabırsızlığa ve Can Sıkıntısına İyi Gelir

          Multitasking yapmak sabırsızlığa ve can sıkıntısına iyi gelebilir. Bir şeyi beklerken, metrobüsle işe giderken, spor yaparken, evin temizliğiyle ya da yemek yapmakla uğraşırken hepimiz arka planda bir şeyler dinlemeyi ya da okumayı tercih ederiz. Hatta bazen çok zor gelen bu işlere daha motive oluruz. Psikolojide “zıt tepki yöntemi” dediğimiz bu durumu avantaja çevirdiğim zamanlardan birini örnek verebilirim. Egzersiz yaparken sevdiğim bir podcasti dinlerdim. Zaten dinlemek için vakit ayıracağım kalitede bir podcastin yanına bir de egzersiz koymak kulağa oldukça verimli geliyordu. Ancak bir alışkanlığa dönüşmeye başladığı zamanlar gelmişti. Bundan dolayı, podcast dinleme eylemiyle sporu birbirinden ayırmaya karar verdim. Bu kararı vermemi sağlayan, dopamini bilimsel olarak nasıl yöneteceğimizi anlatan yine başka bir podcastti.

Reklam

Dopamini Yalnız Bir Göreve/Alışkanlığa Bağlayın

          Andrew D. Huberman’ın youtube podcast’inde bahsettiği nokta dikkate değer bir vurgu yapıyor. Size zor gelen bir işi (spor yapmak gibi) bir alışkanlığa çevirmek için dopamin düzeyiniz yetersiz olabilir. Bu durumda o işi tatlandıracak bir podcast dinlemek motive edebilir. Ancak bu yöntem, spor yapmak için ihtiyacımız olan dopamin miktarını pek de etkilemeyecektir. İhtiyacımız olan dopamini her daim o dinlemek istediğimiz podcast için kullanırız. Bundan dolayı dışa bağımlı hale gelen spor eylemi hiçbir zaman bir alışkanlığa dönüşmeyecektir. Bu yöntemi spor alışkanlığı oluşturmak için başlarda kullanıyordum. Ancak sonrasında bir podcast dinlemeden yaptığım ilk egzersizde bu kuralı fark etmiştim. Spor yapmak için motivasyonumun düşük olmasından dolayı zorlanmıştım. Bu nedenle beynimin sırf egzersiz yaparken dopamin üretmesini sağlamak adına bütün odağımı spor için harcamaya karar verdim. Yani spor alışkanlığımı artık bir podcast ile tatlandırmayı bıraktım. Bu karar sayesinde beden farkındalığımın güçlendiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Böylece egzersizden aldığım verimin arttığını bariz bir şekilde fark etmiş oldum. Sonuç olarak, tatlandırma başlangıç için iyi bir yöntem olsa da asıl görevden alacağınız verimi artırmak için bütün dikkati yalnızca bir işe vermek daha etkilidir.

Sonuç: Multitasking Bazen Sadece Bir Yanılsamadır          

          Multitasking yapmak bazen sadece bir yanılgıdan ibarettir. Multitasking yaptığımızı zannettiğimiz bazı zamanlarda yaptığımızın adı görev değişimidir. Yalnızca görevler arasında anlık değişimler yaparız ve her ikisini aynı anda yaptığımızı düşünmek bizi üretken hissettir. Bunun bedeli ise aslında her iki görevde de -özellikle görevlerden biri derin odaklanma gerektiriyorsa, verimli bir sonuç alamamak ve strese girerek kendimizi becerisiz hissetmek. Bazı görevlerin sözsüz müzik hariç her hangi bir ek görev kaldıramayacak kadar bilişsel yük harcadığını kabul etmemiz gerekiyor.